27 Şubat 2015 Cuma

İki Temel Soruda Birleşik Metal-İş Grevi

E. Can ELDEN


Her yeni yıl olduğu gibi 2015 yılı da beraberinde toplumda iz bırakacak olaylar getirdi. Bu olayların kuşkusuz en onemlilerinden bir tanesi gündemi işgal etmiş olan Birleşik Metal-İş grevi. Ancak ne yazık ki hükümetin yasak kararının akabinde söz konusu grev ertelendi. Kim bilir? Belki de Türkiye'de bazı şeyler gelecekte değişecektir. Yazımızda iki temel soru uzerinden bu grevi inceleyecegiz.


1- Grev ne zaman ve neden başladı?

Kuşkusuz, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir olay nedensiz başlamaz. Birleşik Metal-İş grevinin nedenini anlamak için ise öncelikle “grev” kavramı incelenmelidir.
Grev, en kısa tabiriyle bir işyerinde çalışan çalışanların işi toplu olarak bırakmasına denir. İlk kez diğer tüm işçi sorunları ile birlikte Sanayi Devrimi sonrası ortaya çıkmıştır. Nedenleri ise çok çeşitli olabilir; az maaş, iş güvensizliği, sigortasızlık gibi. İşte Türkiye'deki işçiler de 29 Ocak sabahı, toplu iş sözleşmesinde oluşan anlaşmazlıklar sebebiyle greve başladı.[1] Peki bu işçilerin grev hakları var mıydı ? Elbette ki vardı! T.C Anayasası 54. Madde'ye göre, toplu iş sözleşmesi yapılırken tarafların uyuşmazlığı halinde işçiler grev haklarını kullanabilirler.[2] Anayasada da görüldüğü üzere, işçilerin bu grevi yapmaya hakları vardı.
Olayı bir de kronolojik ayrıntılarıyla inceleyelim:
Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile metal işçiliği üzerine örgütlü sendikalar arasında geçtiğimiz yılın eylül ayında toplu iş sözleşmesi görüşmeleri başladı. Görüşmeler sürecinde Türk-İş'e bağlı Türk Metal ve Hak-İş'e bağlı Öz Çelik İş sendikaları muhattapları işverenle anlaşmışlardı. Ancak DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş sendikası MESS'in önerilerini kabul edilemez buldu ve bunun neticesinde greve gitme kararı aldı. 29 Ocak sabahı 20 işyerine ait 22 fabrikada başlayan grevin 19 Şubat'a kadar Türkiye genelinde 42 işyerine yayılması bekleniyordu.
Peki bu grev neden önemliydi ? Nasıl oldu da ülkenin gündemine bu denli oturabildi? Sorunun cevabını sayısal verilerle vermek gerek: eğer grev gerçekleşse toplamda 15 bin işçi greve çıkacaktı. Bu muazzam rakam sayesinde grev son yıllarda ulusal düzeyde yaygın ve bu kadar etkin bir grevin gerçekleşmemesinden ötürüdür ki ülkenin gündemine oturmuştu.[3]


2 – Grev neden yasaklandı ?

Çok basit bir şekilde açıklamak gerekirse “milli güvenlik” nedeniyle ... Hükümet tarafından, söz konusu grevin toplumsal huzuru bozacağı yönünde bir karara varıldı ve grev 6256 sayılı yasanın 63. maddesi uyarınca 60 gün süre ile ertelendi.[4]  Gerek sendikalar gerek ise halkın bir kısmı tarafından bu karar bir “erteleme” değil, bir “yasak” olarak görüldü. Karar sonrasında sendikalar ve işçiler “Grev hakkımız engellenemez!” söylemleriyle hükümete tepkilerini gösterdiler.


SONUÇ YERİNE

Grev hakkı, hem evrensel hem de anayasa metni uyarınca yasal bir haktır. İşçiler de en az bizim kadar bunun farkında. Ertelenmiş olan grev eninde sonunda gerçekleşecektir. Biz de grev sonucunda Türkiye'yi nelerin bekledğini, nelerin değişebileceğini hep beraber bir toplum olarak göreceğiz...



İNTERNET KAYNAKLARI