Eren AKPINAR
'Tüm yaşamımı pamuk ipliğine bağlar gibi tek bir sözcüğe bağlamamdan daha ciddi ne olabilir?' (Budala - syf.213)
Jülyen takvimine göre 11 Kasım'da bir bebek doğmuştur Moskova'da. Çocukluğunu sarhoş bir baba ve hasta bir anneyle geçiren, babasının doktoru olduğu hastaların hikayelerini dinlemeyi seven, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'nda öğrenim gören, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için arkadaşları tarafından 'Ateş Fedya' diye çağrılan, daha sonra babasının vefatı üzerine bu ölümü arzuladığı düşüncesi sebebiyle depresyona giren, sara nöbetlerinden ilkini bu evrede yaşayan, tüm bu süreçlerde bolca okuyan bir genç adam.
