Esin ENGİN
BİR FİNCAN KAHVENİN KIRK YIL HATIRI VARDIR.
HER FACEBOOK KULLANICISININ ONLARCA ‘ARKADAŞI’ VARDIR.
Geçen cuma, okulumdan yurda dönerken İstanbul trafiğinin azizliğine uğradım. Trafik ışıklarını hesaba katarsak yol kırk beş dakika sürmekte lakin ben tam iki buçuk saat sonra yurduma varabildim. Trafik çilemi sizinle paylaşmamamın sebebi ‘sosyal iletişimsizliğimizi’ anlatmak istemem. Otobüse bindim, Eminönü’nden Karaköy’e geçerken olanlar oldu ve trafik durdu. Ben de aldım telefonumu elime; Tweet’ler attım, Facebook’tan videolar paylaşıp durum güncelledim. Sonunda beklediğim durak geldi, otobüsten indim ve iki buçuk saat boyunca hiç konuşmadığımı fark ettim. Fakat ne paylaşımcıydım, ne konuşkandım sanal âlemde… Size İstanbul’dan onlarca kilometre uzakta oturan arkadaşımın hangi restoranda yemek yediğini söyleyebilirdim fakat yanımda oturanın kıyafetinin rengini hatta cinsiyetini söyleyemezdim.