Sevinç Ödül Patır
İstanbul Modern Sanatlar Müzesi, kapısından girdiğiniz andan itibaren farklı bir dünyanın, farklı algıların, farklı insanların var olabileceğini sizlere kanıtlıyor. Var olan gerçeklik algısının ne boyutta değişebildiğini, farklılaştığını ve tamamen yıkılabildiğini anladığınız anda hayata bakışınız değişebiliyor.
“Modernlik? Fransa ve Türkiye’den Manzaralar” sergisi, oldukça etkileyici bulduğum bir “modernlik” algısı yaratmış. Gerçek anlamda kapısından ilk girdiğim andan itibaren düşüncelerim birbiri ardına sıralanarak, birbirinin ayağına basarak, koştur koştur ağzımdan dökülmeye çalıştı.
Kapıdan girdiğimde bana “Hoş geldin, burası bambaşka bir dünya; burada gerçeklik çok başka, modernlik ise şaşırtıcı!” diyen eser Kader ATTIA’nın “Untitled (skyline)” adlı çalışmasıydı.
Günümüzde evimizin olmazsa olmazlarından olan buzdolapları ve günümüz şehirlerinin olmazsa olmazı gökdelenlerin nasıl bir araya geldiğini gördüğümde oldukça şaşırdım. Zira bakınca, ‘Hah bunu bende yapabilirdim!’ dediğiniz şey; aslında hiç birimizin aklına gelmemiştir Kader Attia dışında. Çeşit çeşit, boy boy buzdolaplarının üzerlerine yapıştırılmış sıralı ve minik aynalar, üzerinize gelen bir şehir siluetini oldukça iyi yansıtmıştı. Şehir stresi, dünyanın şehirleşme algısı, şehirlerin değişen siluetleri ve üzerinize gelen binalar… Hepsi oradaydı ve bir dokunma mesafesindeydi. Adeta duyguların somutlaştırılmış haliydi.






