cansın süslü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cansın süslü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2013 Çarşamba

Soyutlama: Şeytanın Saati


Fernando Pessoa‘yı, edebiyatın kendine özgü kişilik oluşturabilmiş yazarları arasında görebiliriz. Pessoa 1935 yılındaki ölümünden sonra sandığından çıkan binlerce sayfanın yayımlanması ile tanınmaya başlamış bir yazardır. Onun gizemi ve satırlarındaki farklılığın anlaşılması ise bu süreçten sonra çokta geç olmadı. Mistisizm, Simya gibi takıntı derecesinde önem verdiği konular onun tüm hayatını kaplamaya yetmişti. Binlerce sayfa dolusu bir sandık ise onun tüm hayalinin somut hali idi. 

Yüzyıllardır konu edilen kavramlar üzerinden Şeytanın Saati adlı kitapta Fernando Pessoa gibi düşsel ve bu düşü sır ile ve derinlik ile harmanlayarak ileten bir yazara bakmaya çalışmak güçlükle karşılaşılacağı riskini bizler içinde taşımışsa da bir yapıtta özgürce aradığın anlamları bulabilmek, varacağın yerin güzergahını kendin belirleyerek kağıda dökmek ve tüm bunları Pessoa‘nın derinliğinde ayrı bir keyif ile gerçekleştirmek tadına karşılık, kuşkusuz bu durum bizler için kendini soyutlama çalışmalarının eşsiz zevkine bırakmakta gecikmedi. 

Bizler için verdiği keyfi tüm okuyucuların da alması dileğiyle...

5 Kasım 2012 Pazartesi

46+2

M.Cansın Süslü

"Gölge, bilinçli benliğin bastırılmış ve zapt edilmiş yönlerinde tanımlanan bilinçsiz bir komplekstir. Gölgenin yapıcı ve yıkıcı türleri vardır. Carl Jung, gölgenin içindeki farkındalığı ve gölge materyallerinin bilinçli farkındalığa dahil olduğunu, bu materyallerin başka nedenlere bağlanmaması açısından önemini vurgulamıştır."

21 Ekim 2012 Pazar

Küreselleşme ve Getirdikleri Bağlamında Türkiyede Yeni Bir Toplumsal Hareket Tartışması: Redhack

Cansın Süslü

Özelleşme ve evrenselleşme, küresel ve yerel bağımlılıkların iç içe geçmesi… Şüphesiz ki “küreselleşme” tanımını bu karşıt kavramların birbirleri ile olan ilişkileri en iyi şekilde özetlemektedir. Genel-geçer bir tanımı olmamasına karşın küreselleşmenin; bilinen sınırları kıran ve kültürel, sosyal, siyasal, ekonomik vb. her türlü bilgi alışverişini yoğunlaştırırken aynı zamanda karşılıklı bağımlılık açısından dünyayı “küçülttüğünü” söylemek, kavramı tanımlamak açısından bir anlamda yeterli olacaktır.