13 Ağustos 2014 Çarşamba

Çağdaşlaşma ve Tanzimat'ın Çağdaşlaşma Algısı

Miray KARADENİZ

16.yüz yıldan günümüze kadar gelinen süreçte teknolojik, toplumsal, iktisadi ve politik anlamda medeniyetler arasından en gelişmiş olanının -Avrupa- niteliklerini ifade eden kavrama çağdaşlık denir. Farklı medeniyetlerin sözü edilen alanlarda ehlileşmek için gösterdikleri faaliyetler de çağdaşlaşmayı ifade eder. Batılılaşma, sanayileşme, modernleşme, avnıpaltlaşma sözcükleri de çağdaşlaşmanın yerine kullanılır. Bunun yanı sıra bazı düşünürler modernleşme ve çağdaşlaşmayı iki farklı kavram olarak ele alırlar. Onlara göre modernleşme insanı ve toplumu kendi benliğinden uzaklaştırıp suni koşullanmalara dönüştürmek üzere bir projeyken; çağdaşlaşma insanı yeniliklerle donatan bir süreçtir. Modernleşme bir dayatmaysa, dayanakları Avrupa medeniyeti içerisinde gelişen kavramlardadır. Bu kavramlarda Avrupa medeniyetini çağdaş kılan etkenler olduğundan modernleşme ve çağdaşlaşma kavramlarını farklı olarak ele almak gereksizdir.

12 Ağustos 2014 Salı

Anarşizm ve Tolstoy

Halil İbrahim BİNİCİ

“Benim vicdanım bana aittir, benim adaletim bana aittir ve özgürlüğüm bağımsız bir özgürlüktür.”  Pierre Joseph Proudhon

Anarşizm ve Kısa Tarihi

Felsefi bir akım ve ideoloji olarak baktığımızda herhangi bir siyasal otoritenin varlığını kabul etmeyerek bireyin özgürlüğünün baskı altına alınmamasını savunan Anarşizm, insanların kendi kendilerini yönetme talebinde bulundukları yerlerde biçimlenmeye başlamıştır. Anarşizm,Sanayi Devriminin gerçekleşmesi sonucu emeğin sömürülmesi, siyasal iktidarların ve toplumun burjuvalaşması, sosyo-ekonomik eşitsizliklerin artması, liberal fikirlerin ekonomik hayatın her alanında daha fazla görülmesi ve etkisinin günden güne arttırmasından kaynaklanan tahakküm ilişkilerine bir tepki olarak doğmuştur.[1] Böylece Anarşizm hem devleti hem de sermayeyi yıkmak gibi ikili bir meydan okuma özelliği kazanmıştır.[2]

Niccolo Machiavelli ve Eleştirileri

Onur ASLAN

Machiavelli, 3 Mayıs 1469’da İtalya’nın Floransa kentinde dünyaya gelmiştir. Adının duyulduğu 1498 yılına kadar hakkında çok bilgi olmayan Machiavelli’nin Latin ve Yunan Edebiyatı öğrendiği ve babasından hukuk dersi aldığı bilinmektedir. Daha çok kendi kendini yetiştiren biri olarak tanımlanır. İtalyan Rönesans hareketinin en önemli düşünürü olarak gösterilen Machiavelli tarih ve politika biliminin kurucusu olarak görülür. Aynı zamanda askeri stratejist, şair ve oyun yazarıdır.

O dönem Venedik Cumhuriyeti, Milano Dükalığı, Floransa Cumhuriyeti, Napoli Krallığı ve Roma Papalık Devleti olmak üzere beş parçadan oluşan İtalya, hem papalığın yükseliş çabalarının sarsıcı etkisine hem de Fransa ve İspanya’nın toprak tacizlerine maruz kalıyordu. Bu beş parçadan Floransa Cumhuriyeti’nin çeşitli devlet görevlerinde çalışarak Onlar Kurulu[1] sekreterliğine kadar yükselen Machiavelli, Medici[2] ailesinin Cumhuriyeti yıkmasıyla birlikte ağır cezalar ve işkencelerden sonra sürgün edildi. İşsiz kalıp, çiftliğine çekilen Machiavelli’nin büyük tartışmalar yaratan düşünceleri ve eserleri bu sürgünle gün yüzüne çıkmaya başladı. O dönem devletin resmi işlerinden uzak tutulan Machiavelli, yazarak hizmet etmeye devam etmek istiyordu. Çiftliğinde kaleme aldığı “Söylevler” ve “Prens”(en çok okunanı budur) kitapları ona yöneltilen eleştirilerde baş kaynak olarak kullanılmıştır.

Blade Runner: Yaratılışa anlam kazandırma ve varlığı kabullendirme çabası üzerine bir film

Özgenur Aktan 

Dünya dışındaki gezegenlerin incelenmesinde robotların kullanılması fikri geniş bir taraftar toplamış ve böylece 21.yüzyılın Los Angelas’ındaki robot arzı -ciddi bir rekabete ulaşmaya artık pek yakın boyutlarda- artmıştır. Çünkü gezegenlerin, insanlığın çıkarları için kullanılabilecek yönlerinin ortaya çıkarılması sürecinde, insanlar yerine robotları ileri sürmenin uzun vadede daha az maliyet taşıyacağı düşünülmektedir. 

Mottosu “İnsandan daha insan” olan Tyrell Şirketi ise robot üretimini hem niteliksel hem de niceliksel olarak öyle ileri bir seviyeye taşımıştır ki zihinlerde bağdaşık bir cins olarak algılanan, Replicant-Kopya adı verilmiş robotları herhangi bir insandan ayırabilmek giderek güç bir hal almıştır.