11 Aralık 2012 Salı

Okulda Ne Giysem?

Sevinç Ödül PATIR

Son günlerde gündemi kasıp kavuran bir haber var: kıyafet yönetmeliği. Eğitimde reform başlıkları altında yapılan uygulamalardan bir tanesi. En sansasyoneli diyemesem de en sansasyonellerinden biri bence.

Bir zamanlar anne babalarımızın giydiğini söylediği kara önlükler yerini mavilere bırakalı 20 yıl kadar oldu sanırım. Ben mavi önlük ve beyaz yaka kuşağında bitirdim ilköğretimi. Ortaokulda artık okul forması dönemiydi. Mavi önlükten beyaz, sarı, mavi renkli gömleklere; ceket, arma, kravat ve okul hırkası dönemine geçince birdenbire büyümüş gibi hissederdik kendimizi.

6 Aralık 2012 Perşembe

Beyin Bedava!

Büşra KILIÇ

Ülkemizdeki birçok insan gibi nevi şahsına münhasır olan bir halk kahramanımız, bir sınav ertesi “bedava” niteliğini yakıştırıyor beynimize. Çok mantıklı, çok gündelik geliyor ki bizlere dillerimize pelesenk oluyor hemen. Bu kelimeyi benimseme nedenimiz aslında yıllardır dile getirmeden beynimize öyle muamele etmemiz sanırım. Bir kere bedava olan her şey gibi, onun da kıymetini bilmiyoruz. Para versek içimiz acır da “beleş mal” olunca hor kullanmakta sakınca görmüyoruz. Her gün okula gidip geliyoruz ama beynimize yüklenen bilgilerin niteliğini sorgulama gereği duymuyoruz, nasılsa bedava. Zaten sorgulamadığımız bilgileri öğrenmek için çok da yormuyoruz kendimizi, yatmak bedava. Öğretmenler desen derse girer isterse oturur, para almak bedava! Madem her şey bedava, neden bir gelecek kurmak için dershanelere borçlu kalıyoruz, kim bizi buna zorluyor diye sorular soruyoruz ama yumurta tavuk meselesi gibi yıllardır cevap alamıyoruz maalesef. Demek ki soru sormak bedava değil. Bedava olmamasını öğrenci halimle göz ardı edip soru sormaya çalıştım ama soruları arttırmış da olabilirim.

5 Aralık 2012 Çarşamba

Bitik Adam (Der Untergeher)

Gözde TÜTMEZ

Bitik Adam 1983 yayında basılmış, üç ana kahraman üzerinden ilerleyen bir Thomas Bernhard kitabı. Karakterler yazarın kendisi, ünlü piyanist Glenn Gould ve nam-ı diğer ‘bitik adam’ Wertheimer’den oluşmaktadır. Elimde kitabın YKY’den çıkma Ocak 2012 tarihli 4.baskısı bulunmakta.

Kitabı keşfedişim tamamen tesadüf bir kitap gezintisi sırasında, ‘Bitik Adam’ başlığını görmemle oldu. Kim kendini ya da yakınındakini bu kadar keskin bir kelime ile tanımlayabilirdi ki?

Okumaya başladıktan sonra gördüm ki Thomas Bernhard eseri ile bunu en naif ve iğneleyici bir şekilde iliklerimize işlemiş. Kitap boyunca karşımıza kahramanlarımız: Wertheimer, yazar ve Glenn Gould arasındaki arkadaşlık ilişkisi üzerinden ruhi değerlendirmeler ve kişisel mücadeleler karşımıza çıkıyor. Glenn Gould ile yanlış bir devre denk gelmiş Wertheimer’ın, bulmaya çalıştığı hayat amacını, hazımsızlıklarını ve kendini ‘bir dahinin ölümünün ardından hala yaşamanın verdiği utanç’ olarak nitelendirdiği nefes alamama gayesine eriştirdiği an evresi ile işliyor kurgu.

2 Aralık 2012 Pazar

VIRIDIANA

Merve Nur BAYRAKTAR

“Eğer Peygamber şimdi gelse vahyi filmle yayardı.” Majid Majidi.