8 Ocak 2013 Salı

Çığlık

Merve Nur BAYRAKTAR

“Toplumsal davranışların yanında dinsel ögeler de ağıtçılık geleneğini belirler..

Farklı dinlerin birlikte ve hoşgörüyle yaşadığı Mardin, özgün mimari örneklerinin yanında ağıt yakma geleneği bakımından da zengindir.

Ağıt yakan kadının sesi ovaya dağılırken, o an sözcükleri kadar, ruhu da özgürdür. Ve daha önce hiç bu kadar özgür oldun mu sorusu sorulsa, “bir önceki taziye evinin adresi” olur yanıtı…”*

Çığlık, belki de bu belgesel hakkında söylenebilecek her şeyi özetleyebilen tek kelime. Çoğunlukla kadınlardan duymaya alıştığımız, ölüme çok yaklaşanların ya da öyle sananların sesi.

6 Ocak 2013 Pazar

Bunları Bilmiyorsunuz

Büşra KILIÇ

Bir merak uğruna cennetten kovulup yeryüzüne gönderilen insanoğlu, nesiller geçse dahi bu huyunu aktarmayı bırakmıyor. Hatta yüzyıllardan beri evrime uğramamış bir köpekbalıkları bir de merak var bence. (Adem ile evrimin çelişkili olduğunu düşünenlere selam olsun, ben öyle düşünmüyorum). Bir dizinin yeni bölümü, sokaktaki kalabalığın neden toplandığı veya hiç tanımadığımız insanların tramvaydaki dedikodularının sonu; başka hiçbir derdimiz yokmuşçasına düşündürüyor bizi. Kıymık gibi beynimize saplanan merak başka şeylere odaklanmamızı engelliyor kimi zaman. İhtimaller denizinde yüzüp, bin bir tahmin ile kendi merakımızı kendimizin gidermeye çalıştığı şizofrenik haller bile yaşayabiliyoruz ya da sadece ben yaşıyorum.

2 Ocak 2013 Çarşamba

Tepenin Ardı

            Gözde Tütmez

Yönetmenliğini Emin Alper’in yaptığı Tepenin Ardı 14 Aralık 2012’de vizyona girdi. Berlin Film Festivali başta olmak üzere Karlovy Vary Film Festivali, Saraybosna Film Festivali, İstanbul Film Festivali gibi birçok festivalden ödül alan film, Asya-Pasifik Film Festivali’nde de en iyi film ödülüne layık görüldü.

Başrollerinde Tamer Levent, Reha Özcan, Mehmet Özgür, Berk Hakman, Banu Fotocan ve Furkan Berk Kıran’ın rol aldığı filmde oyunculukların olağanüstü başarısı en çok dikkati çeken nokta idi. Yer yer doğaçlamalarla ilerleyen film, sekiz kişilik bir ailenin içsel çatışmaları ve karakter çarpışmaları üzerinden ‘yabancı’ olgusunu son derece başarılı bir biçimde işliyor. Filmin değindiği pek çok nokta olmasına karşın genel olarak en dikkatimizi çeken nokta aile içinde yaşanan tüm olayların kişisel kalması ve ‘aile’ sınırları dışındakiler yani ‘yabancılar’a atfedilmesi. Bunun dışında Berk Hakman tarafından hayat verilmiş, askerlik sonrası yaşadığı tramvayı atlatamayan Zafer karakterinin halüsinasyonları ile melankolik bir ruh haline bürünüyoruz film boyunca. Savunma güdüsü olarak şiddet unsuru, yalnızlık, aile içi cinsel çatışmalar gibi pek çok konu, üstü kapalı ve ustaca kotarılmış simgelerle; muhteşem doğa betimlemeleri ile karşımıza çıkıyor.

1 Ocak 2013 Salı

Milliyetçilik Üzerine Notlar

Fahri Danış

Başlarken belirtmekte fayda var; bu yazı herhangi bir yargıya varmak amacında değildir. Milliyetçilik üzerine yaptığım okumalar sırasında kenara köşeye tuttuğum ufak notların derlenmesiyle ve kaynakçada belirttiğim eserlerden yaptığım alıntılarla oluşmuş bir yazıdır. Yazının içerisinde belli bir bütünlük olmamasının temel nedeni de budur. Konular belli bir sıraya göre gitmemektedir ve yazının herhangi bir planı yoktur. Tek amaç; kafa karıştırarak ve önyargıları yıkarak yeni düşüncelerin zihninizde filizlenmesine önayak olmaktır.